Benimblog

Tavana karşı kurulan hayaller..


Tavana karşı kurulan bir hayalin gerçekleşme ihtimali yoktur. Çünkü umarsızca dikmişsindir gözlerini boşluğa. Bir tuğla yığınına bakıyorsundur. Görünüşte. Seni uzaktan izleyen biri üzgün olduğunu,bir sıkıntın olduğunu hatta belkide deli olduğunu düşünebilir. Oysa sen sadece bir şeyler karalıyorsundur oraya gözlerinle. Asla gerçekleşmeyecek,her zaman oraya hapsolacak şeyler. Uzun zaman önce bıraktım ben bunu. Epeydir gözlerimi tavana dikmiyorum. Kafamı yastığa koyduğum gibi uyuyorum. Dertsizlikten,gamsızlıktan ya da mutluluktan değil. Korkumdan. Öyle çok korkuyorum ki. Öyle çok ki. Ihtimalsiz hayaller öyle çok ki. Sen kafanı çevirsende tavana,gözlerin uzaklaşıyor kendiliğinden. Icinden bir ses yapma diyor. Çünkü başlarsan sonu gelmeyecek biliyor. Korkuyorum demiştim. Neden korkuyorum. Hayallerimin gerçekleşmemesinden mi? Tekrar kırılmaktan mı? Üzülmekten,ağlamaktan mı? Hayır. Benliğimden çıkmaktan, içimdeki insanı yitirmekten,ortalıkta insan sıfatıyla dolaşan yaratıklardan olmaktan korkuyorum. Çok korkuyorum. Acı çeke çeke,ezile ezile,sevilmeye sevilmeye,kırıla kırıla, acı çektiren,ezen,sevmeyen,kıran olmaktan korkuyorum. O yüzden yatağa girdiğim gibi uyuyorum. Ama bir şey var. Sabah uyandığımda.. Işte o zaman durduramıyorum kendimi. Düşünüyorum. Hayal etmek diyemem. Çünkü ondan hep korkuyorum. Ama düşünebiliyorum. Bugünüm güzel geçecek diyorum,bugün onu,ötekini,berikini düşünmeden,acısız geçecek diyorum.. Düşünmek diyorum buna.. Siz şimdi diyeceksiniz ki,bunun neresi düşünmek? Sen bildiğimiz hayal kuruyorsun. Ne diyeyim. Haklısınız. Galiba ben yine kandırıyorum kendimi. Zaten insan asla vazgeçemezmiş ya hayallerinden. Hayaller biterse insan da bitermiş ya. Ama önemli olan hayal kurmaksa eğer,tamam kabul bende kuruyorum. Tavana karşı değil belki ama evet. Zaten benimkisi tavana,tabana,gökyüzüne,denize,ağaca,kuşa fark etmiyor. Benimkisi her türlü yıkılıyor. 


Yorumlar