Benimblog

Eskilerden bir yara..


Küçükken, bisiklet sürerken bi düştüğüm yerin üzerine 8 kere düştüğüm zamanları hatırlıyorum ben. Bide eve geldikten sonraki annemin bağrışlarını. Benim canım yanıyor diye onun da canının yandığını. Bi kere yarabandıyla sarıp yolladığı yeri eve bir daha gelişimde tekrar sarıyordu. Ama nolursa olsun cocuk düstü diye küser miydi parka, bisiklete? Seni severken de bi cok kez yerle bir olup düsmüşlüğüm vardır.. Ama bu düşüşü annem bile toparlayamadı ki hic. Benzetme yapmak gerekirse bisiklet gibi seviyorum seni. Her yaşadığın da bir düşüş ama yine de ondan bi türlü vazgeçemeyiş. Babam mı? Babamın hic bi zaman umrunda olduğunu gördüğüm, hic birsey olmadı. Bu o yarayı her zaman daha da kanattı.. 
Her neyse geçelim şimdi babamı onu anlatacak harfler bi asırdır bulunamadı. Parka gitmek, beraber eğlenmek, yemek yemek, gezmek dolaşmak. Ömür kısa bunları bir gün beraber yaşamak gerek baba. Sevmek değil gereken, sevgiyi iliklerine kadar hissetmek gerek ki sevgiyi başka kollarda aramayalım. Ama babaaaa... 
Sen işe önce annemi sevmekle başla. Biz o zaman doyarız aşk'a sevda'ya..


Yorumlar