Benimblog

Ve kadın;


Uzun zaman olmustu gözlerin gözlerime değmeyeli, uzun zaman olmustu kalemimin sayfalarla buluşmadığı. Sen buna ne dersen de. Ya saatlik ya da günlük. Ama bence bunun tek adı var kalplik. Hatırlıyor musun o son sarılmamızı sevgilim? Gözlerinin göz bebeklerimden ayrıldığı saniye ruhum cıktı sanki bedenimden sessizce. Kahve ya da sigara gibi düsün. Kahve bekleyince soğuyor, sigara öylece yanınca kendini alevlere teslim ediyor istemsizce. Ben öyle bir alev de yandım sevgili. Bense sadece bir kadındım. Ve kadın; Onca fedakarlığa rağmen yine kaybetti, bir zaman yüzünü gülümseten anılardan artık nefret ediyordu. Deniz olsaydı sevdiği adamın kollarında boğulmaya hazırdı. Ve kadın her seferinde bir kez daha anladı sevdiği adamın sevdiği kadın olmadığını. Bazı şeylerin değmeyeceğini asla öğrenemedi. Acıyla iç içe olduğundan ağlayamayacak duruma geldi. Tekrar tekrar güvendi. Yıllarını, ömrünü feda etti. Kadın özünü verdi, sözünü verdi. Peki kadın'a ne verildi? O kadını saçından, tırnağından, kalbine kadar kırdılar. Ve kadın; Ciğerleri kuruyana kadar içti. Bir daha gözlerine bakamayacağı adamı içine gömdü. Ve kadın; Bir daha hic öpülmeyecek o zarif ve naif boynuna ipi geçirerek veda etti üç kuruşluk hayatından.


Yorumlar