Benimblog

medine'nin aşkı


Ansızın kesişecek gene yollarımız, inanıyorum. Kaç sene sonra, kestiremiyorum. Hiç beklemediğim bir Çarşamba, hiç ummadığım bir kasım, hiç tahmin etmediğim bir sonbaharda. Ya da bir cumartesi sabahı, Akdeniz’e açılan bir şehirde…
Yan-yana eskittiğimiz günlerimiz, geri gelecek ve ben gene sana masal okuyacağım. Ömrümüz azalacak, hayallerimiz çoğalacak. İsmimiz ne dost olacak, ne düşman. Sen gene yaralı olacaksın, ben gene yarana merhem. Ellerin belki daha yaşlanmış olacak ve parmakların kalemi tutarken titreyecek. Gözlerine bakmadan kalemi tutmana yardım edeceğim, her gecenin şiirini birlikte yazacağız.  Hasta gecelerin olacak, iliklerini sızlatacak belki ağrılar. Senin canın yandıkça, benim daha çok canım yanacak, susacağım. Sen terleyeceksin, pencereleri açacağım; sen üşüyeceksin üzerine kat kat battaniyeler örteceğim. Uykun gelecek, gözlerini kapayacaksın ve ansızın ayak seslerime uyanacaksın. Başına bir bardak ılık su bırakmadan, üzerini örtmeden, yalnızlığının kanayan tarafına merhem olmadan ayrılmayacağım. Gözlerin daha dolu olacak o günlerde, biliyorum. Kim bilir ne acıları taşıyacak kirpiklerin. Kim bilir ne feryatları susacak dudaklarının kuru yanları. Sen en güzel dost, sen en huysuz kız çocuğu, sen en naif ayrılık, sen en tatlı geçmişsin. Şimdi kalbine iyi bak.'
 


Yorumlar