Benimblog
Çünkü Ben De ANNEYİM...

Çünkü Ben De ANNEYİM...


 

 

Ben 34 yaşındayım. 11 yaşında bir kızım var. ‘’ ALLAH’A ŞÜKÜRLER OLSUN.’’ O benim her şeyim.  Bir üniversite bitirdim ve açık öğretim ile eğitimime devam etmeyi düşünüyorum. Evimi geçindirmek, okumak ve de okutabilmek için temizlik işlerine gidiyorum. Çünkü dediğim gibi hala okuyorum. Tam zamanlı bir işe giremiyorum.

Ben okumayı çok istedim! ... Zar zor ilkokulu bitirdim. Başarısız değildim. Hatta çok iyi ve parmak ile gösterilen, herkes tarafından tanınan bir öğrenci oldum ilkokul hayatım boyunca…

Ben okumayı çok istedim! ...  Ama babam istemedi. Annem zor imkânlar eşliğinde okuttu. Bitti sonunda okul. Çok şükür. Artık ortaokullu olacağım. Çok mutluyum…

Ben okumayı çok istedim! ... Ortaokul kayıtları bitti.  Ben evdeyim okuyamadım…

Ben okumayı çok istedim! ... Küçük abim zorla ortaokul kaydımı yaptırdı. Formamı da aldı. İstediğim okul değil ama olsun. Buna da şükür. Okuyorum ben… Küçük olduğum için diretemedim okul adına. Annem yarım gün çalıştı hep, beni okutabilmek için. Abimler harçlığımı verdi.  Ortaokulda bitiyor artık.

Ben okumayı çok istedim! ... Artık daha büyüktüm, direttim okul için. Anadolu liseleri sınavına girdim. Hemşirelik ve moda tasarım bölümlü okulları kazandım. Ama diretmem pek işe yaramadı yine. Olsun başka bir meslek lisesine kayıt yaptırdım. Ona da sırf muhasebe diye izin çıktı, biliyorum. Yine zorla gittim geldim her zaman ki gibi. Zorluklarla savaşarak okuyan biri oldum sürekli. Bir yandan baba bir yandan para…  Dedim ya! Çok zor okudum ben. İmkânları olan bir çocuk değildim ben. Olanlar da okumadı zaten. Ya ikinci dönemde kaçtılar yada hiç…

Ben okumayı çok istedim! ... Çünkü annem okuyamamıştı. Bana da okumayı aşılamıştı. Benim okumam O’nun için önemliydi. Biz altı kardeşiz. Üç abim iki ablam var. En küçükleriyim ben. Diğerleri çok okumamışlar,  isteyenler olmuş ama onlar da okuyamamışlar. Ben okumalıyım. Annem sadece sekiz gün okuyabildiği ilkokuldan alınmış. Bu yüzden de okumamı çok istedi. Çünkü kendi de okuma aşkıyla var olan biriydi. Ben çok denedim okuma yazmayı O’na öğretmeyi ama olmadı. Yaşı çok geçti. İstedi ama başaramadı. Sırf benim için yarım günde olsa konfeksiyon atölyelerinde çalıştı, hasta olduğu halde. Lise bitmek üzere. Annem çok mutlu. Son beş ay. Mezun olacağım. Yakında lise diplomam da olacak. Derslerim çok iyi değil ama başardım yaaa ben ona bakarım. İyi bir şirkette stajyerlik yapıyorum. Hafta sonlarında okulda üniversiteye hazırlık kursu var. Ona da katıldım. Haftanın yedi günü ev dışındayım. Okuyorum, çalıyorum ve yine okuyorum. Diploma olacak olmasına ama artık bir annem yok… bu sefer ne karne nede diploma gösterebileceğim kendisine.

Ben okumayı çok istedim! ... Annem için okumak bir kız çocuğuna altın bilezikti… Babam artık emekli, evde… Ama annem yok. Birlikte yaşıyoruz sadece ikimiz. Evde olduğum sürece sadece odamdayım bazen yemek yapmak ve masayı hazırlama gibi eylemler için çıkıyorum. Üniversite sınavlarına hazırlanıyorum. Babam zaten hiç okumamı istemedi. Başıma öğretmen, doktor mu olacaksın derdi. Evet! Ben Genel Cerrahi Uzmanı olmak istedim hep. Annem çok hastaydı. O ve o’nun gibi hastalar için çalışacaktım. Ve belki de birçok insana yardımcı olacaktım. Bazı zamanlarda okula mesafem baya bir uzun olsa da yürüyerek gitmek zorunda kaldım. Bir saat sürüyordu neredeyse. Ama olsun, buna değerdi. Lise bitiyor. Sınava girdim, İstanbul’u kazanamadım şehir dışı çıktı. Ama bana okuma izni çıkmadı.

Ben okumayı çok istedim! ... Üniversiteye gidemedim. Kısa süre sonra da babam vefat etti. Abim de okumama karşı çıkan bir diğer insan haline gelmişti. Sebep! Annem babam yoktu. O, ben ve okulumla ilgilenemeyecekmiş. Toplantı filan olurmuş, katılamazmış. Bildiğini yargısız infaz tarzında bir şey oldu. Üniversite de toplantı olmayacağını anlatamadım. Eee tabi kalacak yer sorunu da çıktı. Yurtta kalmama da izin yok. Bir kız çocuğunun okuması çok zor… Babam vefat etmeden kısa bir süre önce zaten bana hiç sorulmadan abim beni kendi evine taşıdı. Kendi atölyesinden başka bir yerde çalışamayacak olmam da cabası. Şimdi öyle değil ama gerçekten çok üstüme gelirdi. Sanki öz değil de istenmeyen üvey kardeş misali davranırdı bana hep.  Sorsam hiç öyle davranmadı. O’na söylemek istediğim o kadar çok şey var ki içim de. Ama kıyamıyorum. O bana kıydı ama ben yapamıyorum. Çünkü O’ da çok hasta. Annem gibi… Her şeyime kızar hatta bir arkadaşıma gitmek istesem evine kadar bırakır sonra kendi alırdı.

Ben okumayı çok istedim! ... Üniversite yok, hayaller yok, gelecek belirsiz... Gitti yere kadar. Aslında hayaller hep var da gerçekleşen yok. O da olmasa zaten hayat çekilir mi? Anne yoook, baba yoook.

Ben okumayı çok istedim! ... Sırf abim ve bana karşı olan hareketleri için evlendim. Yanımda yengem olmasaydı belki bu kadar da beklemez evlenirdim. Evlendim de ne oldu sanki. Rahat mı ettim. O da altı sene sürdü zaten. Oralara hiç girmiyorum. Daha beter. Bir kızım oldu. Çok mutluyum. Asıl hayat arkadaşım O oldu. Kızım okusun diye elimden geleni yapacağım. Çok çalışmalıyım. Kızımın geleceği için bunu yapmalıyım. Çünkü O’nun ne abla, abisi nede küçük kardeşi var. Bir babası var ama ne kendine nede başkasına yararı var.

Ben okumayı çok istedim! ... Liseden mezun olalı tam on bir sene oldu. Artık ablam ve ailesi ile yaşıyorum. Çalışıyorum da. Borç harç eşliğinde de olsa okuyacağım. Akdeniz Üniversitesine kayıt yaptırdım. İstanbul da oturuyorum okulum Antalya da. Uzun bir aradan sonra isteklerim gerçekleşiyor sanırım. Sınavdan sınava gidiyorum. Uzaktan eğitim. Hem sınava gidiyorum hem de küçük abim ve ailesi oradalar. Onları da görüyorum. Bir taşta iki kuş gibi. İki senelik bir okul. Ama Açık Öğretim ile dört yıllığa tamamlayacağım inşallah. Burası da bitmek üzere ama duramıyorum, okumalıyım. Üniversiteden bir arkadaşım var birlikte okul araştırıyoruz. İstediğim bana zevk veren bir bölüm olmalı ve karar verdik; ÇİZMELİYİM ben!... Moda tasarıma karar verdik. İlk gönderdiği linkteki okulu aradım. Daha sonra % 50 burs ayarlayıp kayıt yaptırdım. Çok pahalı bir okul, en azından benim bütçem için öyle. Burs almış olduğum şirket  ilk ayda iflas etti. Ne kadar şanlıyım dedim kendi kendime. Çünkü tek başıma zordu benim için. Kaydımı sildirmek istedim fakat yetenekli olduğumu ve bunun üzerine gitmem gerektiğini savundu hocalarım. Hani demiştim ya! ‘’Ben okuyup okutabilmek adına temizlik işlerine gidiyorum. Oda hafta da bir gün. ‘’ Hocalarım aralarında bir toplantı yaparak benim için doğru olan kararı aldılar ve bana okul bitimine kadar yardımcı olabileceklerini sundular. Bende onlara layık bir öğrenci olmaya çalışıyorum. Bu okul eşliğinde üniversitemi de bitirim aslında. İkisi de aynı zamanda. Yani birinin ilk senesi diğerinin son senesiydi. Şu an son senemdeyim, ite kaka bitecek bu da inşallah. Her ne kadar çabalasam da arada bazı kopukluklar yaşıyorum ve gidemiyorum. Bana kızıyorlar biliyorum ama yapamıyorum. Son dönemlerde çok fazla devamsızlığım oldu. Bir gidiyorum bir gitmiyorum. Ama bu istemediğimden değil. Çok istediğimden. Başaramamak korkutuyor. Yalnızlık korkutuyor. Bedenim değil ama beynim çok yorgun. Düzgün bir işim yok. Hayatım zor, kızımla birlikte yaşıyorum. Hem o okuyor hem de ben. İki kişinin masrafı, ev masrafı bir kişiye ait.

Ben okumayı çok istedim! ... Mezun olacağım, iki ay kaldı. Dosyalarım da ve sunumlarım da eksilerim var, tamamlamalıyım. Ben hocalarımı çok seviyorum. Çok ta iyi arkadaşlara sahip oldum. İyi ki varlar. Açık Öğretime ara verdim çünkü sınavlarına katılamadım. Ama tekrar kayıt yaptırıp muhasebemi dört yıllığa tamamlayacağım.  Söylemeyi unuttum sanırım size, artık kendi evimde oturuyorum, kira da olsa ben ve kızım sonuçta. Okumak çok güzel, duramıyorum. Bu da bitsin yine okul, yine okul ….

Dedim ya! ...

Ben okumayı çok istedim! ... Çünkü ANNEM okumak istedi, ama okuyamadı…

Ben okumayı çok istedim! ...  Çünkü ANNEM için okumak, bir altın bilezikti…

Ben okumayı çok istedim! … Çünkü ANNEM bana okumanın değerini öğretti..

Ben okumayı çok istedim! ... Çünkü okumak, ayakta durabilmekti…

Ben okumayı çok istedim! ... Çünkü biliyorum ki annesi olmayanın kimsesi olmazdı…

Ben okumayı çok istedim! ... Çünkü bende ANNEYİM! ...

29/ HAZİRAN / 2016    

02/48

 

 

 

 

 


Yorumlar