Benimblog

Yılların Değişmeyen Birikimi


Evet, blog üzerinde ilk deneyim. Sanıyorum ki tüm cümleler birer dakika düşünce aralığı ile gelişecek. Aylardan haziran, mevsim yaz. 2010 yılında hiç tanımadığım bir adamdan kendim ile ilgili çok değişik bir bilgi edindim. Bu bir doktordu. 14 yaşımdaydım. Çocukluğumdan beri beynimin içinde sıcak suların kaynadığını ve bunun sebebini televizyonu çok yakından izlemem sanırdım. Üstünden yıllar geçti, artık bir şeylerin televizyondan kaynaklı olmadığını biliyordum. Evet bundan emindim. Ailem bunları benim uydurduğumu sadece birkaç kuruntudan ibaret olduğunu sanıyordu. Tüm bunları biriktirdim ve küçük bir kızken ilerde size gerçekten beynimin içinde bir şeylerin varolduğunu göstereceğim diyordum. Yıllardan 2010, aylardan aralık, mevsim kış. Küçücük bir adam kocaman bir sandalyeye kurulmuş karşımda bana beynimin içindeki kocaman kitlenin artık benim arkadaşım olduğunu söylüyordu. Her şey o kadar garipti ki içimden gülmek geliyordu. Öyle de oldu!

O günden bu yana günlük tuttum. Bu günlüğün diğerlerinden ayrılan bir özelliği günlükten çok rapor defterine benziyor olmasıdır. Bu hastalığı öğrendiğim ilk yıllarda günlerim çok mutlu geçiyordu, ilgi-alâka benim üzerimdeydi. Birileri beni merak ediyor, üzülmemem için çabalıyor ve ekstra sevgi gösteriyordu. Büyüdükçe bu beni ezik hissettirmeye başladı. Birilerinin beni üzülmemem gerektiği için değil gerçekten kalbimin kırılmasını istemediği için bana böyle davranmasını yeğlerdim. 6 yıl geçti. İlk başta masum bir hal seyreden hastalığım artık pekte masum olamıyordu. Sanki durduğu fanustan kaçmaya çalışan bir balık gibi çırpınıyor! 8 cm boyutunda ve beni korkutmaya yeterince müsait. Profesörler heyet topluyor ve ameliyat olmam gerektiğini 2 yıldır belirtiyorlar. Ancak son karar her zaman benim! Sonuçta o benim arkadaşım. Son zamanlar aramız epey bozulmaya başladı onunla ve hayatım boyunca ondan kurtulamayacak olmam bazen boğazımı sıkıyor. Buraya bunları yazmamın sebebi hayatta bazen aşktan, paradan, kariyerden daha önemli şeyler vardır. Oda şükretmek. 2 yıl sonra öğretmen olacağım (olacağım diyorum çünkü bunun inancını asla yitirmedim). İnanmak başarmanın yarısıdır. Gökyüzüne bakalım, rüzgar tenimize işlesin ve bununla mutlu olalım. Her zaman, her şeyden mutlu olalım.. Dua ile...


Yorumlar